Konu : Feng Shui
Tarih : 12.03.2004
Hatip : Can Aytıs

Bu akşam sizlere Çin felsefesinin mimariye yansıması olarak kısaca tanımlayabileceğimiz Feng Shui hakkında ulaşabildiklerimi sizleri fazlaca bunaltmadan, fazla detaya girmeden, ana prensiplerini ve bu felsefeyi oluşturan unsurları aktarmaya çalışacağım.

Önce Feng Shui nin ne olmadığından başlarsak tanımlamada daha kolay yol alırız.
Günümüzde Feng Shui yanlış anlamalarla, daha doğrusu ticari çıkarlar uğruna aldatmacalarla doludur.
• Feng Shui Çin malı objeler kullanılarak, ayna ve kırmızı rengin ağırlıkta olduğu mekanlar yaratıp, iki tane rüzgar çanını ev sahibine iyi şans getirir diye koyup, evin kuzeyine de bereket ve refah getirir diye pahalı kocaman bir akvaryum yerleştirmek değildir.
• Feng Shui batıl inançlar üzerine kurulmuş büyüleyici bir doğu felsefesi de değildir.
• Feng Shui bir din veya din ile ilgili herhangi bir şey de değildir.
• Tüm problemleri çözecek bir iksir, bir ilaç değildir.
• Büyü veya sihir olmadığı gibi yeni keşfedilmiş bir şey de değildir.
• Mimarlık mesleğinden nasibini almamışların tek başlarına iç mimari düzenleme yapmalarını sağlayan büyülü bir yöntem hiç değildir.

O zaman Feng Shui nedir ?

Asıl ismi Kan Yu olan, daha yaygın ismi ile Feng Shui nin sözlük anlamı
Feng : Rüzgar
Shui : Su demektir.

Çinlilerin sert rüzgarlardan ve sellerden korunmak ve doğayla uyum içinde yaşamak için ev, çalışma mekanları günümüz değimiyle ofisler, tapınak, hatta ve hatta şehirleri tasarlarken kullandıkları geleneksel bir tasarım yaklaşımıdır.

Başka bir tanıma göre de Feng, yaşam enerjisi veya gücü anlamına gelen ‘CHI’ yi; Shui ise akışı ve ‘TAO’yu simgeler. Buna göre Feng Shui, yaşam enerjisinin akış yolunu anlatan bir terimdir.

Feng Shui, kökeni yaklaşık 6000 yıl önceye dayanan çok eski bir Çin sanat ve bilimidir. Astronomi, Astroloji, Jeoloji, Fizik, Matematik ve en önemlisi Çin Felsefesi, Sembolizm ve Psikolojinin birleşmesinden oluşan, güçlü gözlem ve deneyselliğe dayalı bir sistemdir. Çevre, insan, zaman ve binalar arasındaki etkileşimler üzerine yapılan bir çalışmadır. Kişinin mutluluğunu sağlamak için bu etkileşimleri doğru anlamaya ve kullanmaya dayalı bir uygulamadır. Feng Shui nin temel amacı: dayandığı felsefenin çıkış noktası olan “evren bir bütündür ve insan bu bütünün bir paçası ve evrenin küçük bir modelidir.” düşüncesinden yola çıkarak insanın doğanın dengesine ayak uydurmasını sağlayarak uyum içinde yaşamasını sağlamaktır.

Daha basit ve yaygınlığından ötürü kolay anlaşılacak bir deyimle Feng Shui yi bina ve kentlere uygulanan akupunktura benzetebiliriz. Akupunkturla insan vücudundaki enerji blokajlarını açarak enerjinin doğru akımı sağlanıp, bu blokajın sebep olduğu rahatsızlıklar giderildiği gibi ‘Feng Shui’de mekanlarda enerji akışını bozan veya engelleyen mimari düzenlemelerin kaldırılarak enerji akışının sağlanmasını dolayısıyla da insanların huzurlu ve mutlu yaşayabilecekleri mekanların oluşturulması sağlanmaktadır.
Feng Shui vücut, akıl ve ruh bütünlüğünü besleyen bir tasarım anlayışıdır diyebiliriz.

Ancak göz ardı edilmemesi gereken ana koşul: mimarinin temel kuralları olan fonksiyon “işlevsellik”, sağlamlık ve estetik ilkeleri ile her anlamda izolasyonun sağlanmasından sonra bu doğrulara ek olarak Feng Shui devreye girip psikolojik gereksinmelerin de karşılanması sağlanmaktadır.

Feng Shui nin ana kabulü “İçimizdeki sevgi, korku, öfke ve zevk gibi duyguları oluşturan kendi yaşam enerjimizdir. Bu enerji, bulunduğumuz mekanı ve hatta bu mekanı kullanan diğer insanları da etkiler.” Bu ana kabulden yola çıkarak Feng Shui yi psikolojik açıdan mekanın hissi olarak da tanımlamak mümkündür. Kişinin yaşadığı mekanda kendini rahat, huzurlu ve güven içinde hissetmesi çok önemlidir. Bunu sağlamak için kişinin hayat görüşü, zevk ve beğenileri gibi kişisel özelliklerin mekanın tasarımıyla örtüşmesi gerekir. Feng Shui uygulamalarında doğrusu mimarın bu öğretiyi biliyor olması veya Çin’de uygulandığı gibi Feng Shui uzmanlarının mimarlarla beraber çalışmasıdır. Feng Shui kuralları neyin nerede daha doğru olacağını belirler, bundan dolayı bütün mimari stiller ile uygulanabilir.
Unutulmaması gereken en önemli hususlardan biri Feng Shui her şeye çözüm değildir, ancak kişinin daha iyi bir yaşam sürmesi için getirdiği kurallarıyla yardımcı bir disiplindir.

Mimarinin temel kuralları olan fonksiyon “işlevsellik”, sağlamlık ve estetik ilkeleri ile her anlamda izolasyonun sağlanmasından sonra bu kurallara uyularak tasarlanmış bir mekanın insan yaşamına katkıları kısaca şöyle özetlenebilir:
• Sağlığın gelişimine yardımcı olur
• Motivasyonun artmasına yardımcı olur
• Yaratıcılığın artmasına yardımcı olur
• Daha uyumlu insan ilişkileri kurulmasını sağlar
• Daha iyi ve verimli çalışmamızı sağlar
• Depresyonu azaltmaya yardımcı olur
• Sosyal yaşamın güçlenmesine yardımcı olur
• Kontrollü olmayı sağlar
• Ev ve iş kazalarını önler
• Güvende hissetmeyi sağlar
• Toplumda itibarı ve iyi ünü teşvik eder
• Evde ve işte daha konforlu hissedilmesini sağlar.

Nereden ve nasıl çıkmış bu öğreti?
Feng Shui Neolitik belki de Paleolitik Asya’da gelişmiş ve Taoistlerce damıtılmış çok geniş bir bilimsel ve felsefi sistemin parçası olan bir öğretidir. Günümüze kadar devam eden okullar ile öğreti gelişerek çok uzun bir yol kat etmiş ve büyük değişikliklere uğramıştır. Üç temel Feng Shui öğretisinin varlığı kabul edilmektedir:
• Toprak okulu
• Pusula okulu
• Prof.Thomas Li Yun okulu

Bu üç temel öğretiyi kısaca incelersek Feng Shui öğretisinin de kısaca tarihine göz atmış oluruz.
İlk çıkışında Feng Shui teknik toprak bilimi anlamına gelen bir terimdir. Orijinal adı olan Kan Yu, açılımı “zaman ve coğrafya” teorisi veya “gökyüzüne bakmak / yeryüzüne bakmak” veyahut da “uzay zaman’ olan Yuan Kong tan gelmiştir. Kan yuvarlak bir disk (erkek birleşen) Yu kare bir plaka (dişi bileşen) ile sembolize edilmiştir. Bu zaman ve coğrafya teorisi halk arasında Feng Shui olarak isimlendirilir. Güney Çin’de ortaya çıkan toprak okulu bir yerin niteliğini değerlendirmek için dağları tepeleri nehirleri ve diğer kara oluşumlarını baz olarak kullanırdı. Burada asıl olan evin nerede ve hangi konumda kurulduğudur. Eğer yaşam enerjisinin bolca bulunup rahatça aktığı bir yerde değilse içinin nasıl düzenlendiği önemli değildir. Bu nedenle ev doğa ile kucak kucağa yaşanılabilecek bir yerde kurulmalı yüksek dağları arkasına alarak sert rüzgarlardan korunmalı evin iki yanında evi korur kucaklar gibi ağaçlar olmalıdır. Evin önünden ama daha alt bir kottan akan bir nehrin olması ise ideal konumu temsil eder. Zamanla rağbet gören bu öğreti önce Çin’in kuzeyine daha sonra da diğer ülkelere yayıldı. Toplu yerleşim birimleri oluşturmaya başlanması bu prensiplerin uygulanabilirliğini zorlaştırmış ve öğreti şartlara göre geliştirilmeye başlanmıştır. Ancak toprak okulu prensipleri daha sonra ortaya çıkan diğer okulların öğretilerinin bazını teşkil etmiştir. Feng Shui uygulamaları ile ilgili kayıtlardan biri olan Han Hanedanlığı (M.Ö.202 – M.S.220) döneminde yazılan Mekanların Düzeni adlı kitap, mezarları ve imparator saraylarının yerlerini saptamak için kullanıldığını yazmaktadır.

İkinci öğreti olan Pusula okulu daha az topografik eğriye sahip olan yani daha düz bir arazide kuzey Çin’de toprak okulu prensiplerine göre yerleşecek alan bulmakta zorlanılması üzerine geliştirildi. Kuzey Çin’in düz ovalarında sert ve soğuk kuzey rüzgarları ile güneyden gelen nemli ve sıcak havadan korunmak için oldukça çok çaba sarf edilmesi gerekiyordu. Zamanın bilim adamları en iyi yerleşimin nasıl yapılabileceği üzerine karmaşık astrolojik ve astronomik hesap biçimleri geliştirdiler. Ancak en küçük sapmaların bile hesapları alt üst etmesi onları zamanın en güvenilir aracı olan pusula ile yön bulmaya itmiştir. M.Ö.300 yılında Usta Han Fei nin kitabında ev yerleşimlerinde yön bulmaya yarayan Si Nan ın kullanıldığı yazılıdır. Pusulanın keşfi kullanımının ise çok daha öncelere M.Ö.1115 – 1078 Zheng Wang’s Hükümdarlığı zamanında başlanıldığı kabul edilmektedir. Başka savlara göre pusulanın kullanılışının Huanghi Hükümramlığı zamanında olduğu (M.Ö. 2697-2597) savunulmaktadır. Pusula okulunun yöntemi yönlerin hayatın çeşitli alanlarını kendilerine özgü bir biçimde etkiledikleri fikrini ortaya koydu. Örneğin, Güney güneşin yoluna doğru olan yönelimi ve soğuk rüzgarlardan uzak oluşuyla uzun ömür, ün ve servet getiren en uğurlu yön ilan edildi. Toprak okulu gibi kökü doğal dünyada bulunan ama değişik yerlerde Feng Shui nin daha kolay kullanımına izin veren pusula okulunun geliştirdiği öğreti bugün uygulanan Feng Shui nin gelişiminde önemli bir adımdır.

Yönlere 5 elementin, mevsimlerin, renklerin bağlanmasıyla gelişerek günümüze kadar gelen Feng Shui öğretisinin üçüncü okulu son elli yıl içinde California’daki Berkeley Üniversitesinde Feng Shui uzmanı Prof.Thomas Lin Yun tarafından geliştirilen kimi görüşlere göre de yeniden derlenen öğretidir. Thomas Lin Yun okulu bir yerin Feng Shui sini analiz etmeye başlama noktası olarak binanın ya da odanın ana kapısını kullanırlar. Eski okul bir odanın hangi yaşam konularını temsil ettiğini belirlemek için bir pusulayı gerekli görürken Lin Yun yöntemi bu önemli alanları oda kapısına göre saptar. Giriş yönü kuzey olarak kabul edilir ve tüm yön ve onlar ile ilgili alanlar sembolikleştirilerek doğadaki uyumun sembolik bir modeli oluşturulur. Sade ve basit oluşu nedeni ile bu öğreti batıda çok yaygın hale gelmiştir.Form Okulu adı da verilen bu yeni sistem Feng Shui öğretisine bir de spritüel boyut kazandırmıştır.


Feng Shui nin temel esasları:
• Tao (Yol)
• Yin ve Yan
• Chi ve Sha
• I-Ching (Yijing, değişimler kitabı)
• Üç Temel Prensip
• Beş element
• Bagua ve yönler

Tao (yol)
Feng Shui nin temeli olan Tao Çincede yol anlamına gelir. Taoculuk ise, durmaksızın her yerde ve her şeyde uyum ve dengenin aranması, ‘Yin ile Yang’ı eşit bir biçimde birleştirip kullanılabilir eylem enerjisine dönüştürme yolunda kalmaya çalışılması felsefesidir.Tao doğanın yoludur. Yaşamımızı kendimizle, çevremizle ve doğayla sürekli uyum içerisinde nasıl yaşayacağımızın yolları üzerine kuruludur. Feng Shui de bu uyumu sağlamak için bir araçtır.

Yin ve Yang
Zıtlıklar birbirini tamamlayan iki bileşenden oluşur. Varoluşları, diğerinin varlığına bağlıdır. Yin ve Yang sembolü birbirlerinden ayrı fakat aynı zamanda birbirlerine bağlı olan bu zıtlıkların gelişimini bir yanı beyaz diğer yanı siyah olan bir daire ile resmeder. Daire içinde eyleme hazır olan eşit miktarda artı ve eksi enerji bulunan evreni temsil eder. Daire ortadan ikiye ayrılmış olmasına rağmen bu ayrım dikey veya yatay düz hatlı bir ayırıcı ile yapılmamasının sebebi biri azaldıkça diğeri çoğalsa da birbirlerini tamamlayan biri olmadan diğeri de olamayan, artı ve eksi enerjilerin dünya üzerindeki durumlarını sembolize etmek içindir. Beyaz ve siyahın içindeki zıt renkli noktalar ise birinin varolmaması durumunda diğerinin de var olamayacağını remz eder. Bu noktalar aynı zamanda hiçbir şeyin tümüyle aynı kutupta olamayacağını anlatmak için de kullanılır. Aynı zamanda bizlere dünya üzerinde hiçbir zaman ve biçimde ne tam siyaha ne de tam beyaza ulaşamayacağımızı anlatır. Gecenin en karanlık anında bile çevremizi seçebileceğimiz kadar ışığın var oluşu gibi günün en aydınlık saati olan öğlen vaktinde gölgelerin yok olduğunu sandığımız anda bile mutlaka bir gölge bulunmaktadır.

Yin doğanın pasif esaslarını temsil eder
Siyah, ölüm, kış, soğuk, kuzey, durağan, su, sezg,i yumuşak, sessiz, anne/kız, mavi ve yeşil din ve felsefe. İnsanlarda ise Yin dişiliği ve ataleti temsil eder.
Yang ise doğanın aktif esaslarını temsil eder.
Beyaz yaşam yaz sıcak güney hareket hız mantık baba/oğul kırmızı ve sarı matematik ve bilim. İnsanlarda ise yang erkeklik ve duyguların pozitif yanını temsil eder.
Formun iç içe geçmiş görüntüsü de dönüşümü tamamlayıcılığı simgeler. Tıpkı gecenin kaçınılmaz olarak güne dönüşmesi; ölüm ve çürüme toprağa karışmaya ve bir bitkiye can verme gibi.. Taiji sembolü doğanın kanununu, sürekli ve durmadan değişimi temsil eder. Zaman değişir, mevsimler değişir, chi değişir, insanın çevresi değişir ve insan değişir. Gerçekten de dünya ve içindeki her şey zıt ama birbirine bağlı enerjinin dansıyla doğumdan ölüme, ölümden doğuma salınır dururlar.

Yaşanılan mekanlarda da bu dengenin sağlanması gerekir. Feng Shui, ana esaslarından biri olan bu zıtlıklar arası denge ve uyumu yakalayabilmek için neler yapılması gerektiğine dair kurallar içermektedir. Örneğin, çok karanlık (yin) bir çalışma odasının kişi üzerinde yaratacağı uyuma isteği ve dalgınlık gibi etkiler iyi bir aydınlatma ile çözümlenmeli ve ortama biraz yang unsurlar eklenmelidir.

 

Yin Yang

İç ……………………………………………….. Dış
Eylemsiz Etkin
İnen Çıkan
Soğuk Sıcak
Islak nemli Kuru
Tasarlayan Uygulayan
Ağır Hafif
Gizli örtülü Aleni açık
İçine dönen Dışa açılan
Karanlık Aydınlık
Koyu Açık
Arka Ön
Yumuşak Sert
Eğri Düz
Yer Gök
Ay Güneş
Alçak Yüksek
Küçük Büyük
Süslü Sade
Kış Yaz
Durağan Hareket

Özetleyecek olursak:
• Yin ve Yang kullanılabilir enerjinin birbirine denk fakat zıt gruplarıdır.
• Yin ve Yang birbirlerini tamamlar.
• Yin destek vericidir ve o azaldığı zamanlarda artan Yang yakıcı, yıkıcı, yok edicidir.
• Yang aktive edici, canlandırıcıdır ve onun azaldığı zamanlarda Yin iç sıkıcı, bunaltıcıdır.
• Biri olmadan diğeri de olamaz.
• Yin ve Yang karşılıklı etkileşerek dinamizm yaratır.
• Yin ve Yang ın anlamını kavramak doğayı kavramaktır.


Chi ve Sha
Çince’de chi yaşam enerjisi anlamına gelir. Chi, yeri göğü dolaşan ve yaşam gücünü getiren görülmez enerji akışıdır. Bir çok anlamı vardır:
• Soluduğumuz havadır
• Dünyanın manyetik alan,ı kozmik ışınım ve güneş ışığıdır
• Kişinin ruhu veya özüdür
• Her şeyi kuşatan her şeye sızan her şeyin birleştirici gücüdür.

Fiziksel ve metafiziksel olarak dünyanın, evrenin ve insanlığın gelişmesini ve büyümesini sağlayan canlı ve besleyici güçtür. Batılılara soyut gelen bu düşünceye Doğu kültürlerinde sağlık ve refahı yönlendiren enerji olarak bakılır. Feng Shui, mekanda chi nin pozitif etkilerini maksimuma çıkararak kişinin bundan yarar sağlamasını sağlar. Batıda da chi nin özellikle iyileştirici etkileri üzerinde araştırmalar yapılıp kabul görmüştür.
Saf yaşam enerjisinin bilinen ilk formu ışıktır. Enerjinin titreşim seviyesi yükseldikçe yaydığı ışık da yükselir. Ancak insanoğlu çıplak gözle belli bir titreşimin üzerindeki ışığı algılayamaz (kızıl ve mor ötesi ışınlar gibi). Görebildiğimiz ışık ve renkler titreşimleri nispeten düşmüş, azalmış enerjilerdir. Enerjinin titreşim seviyesi düştükçe yoğunlaşmaya başlar. Bizim elle tutulur somut madde dediğimiz varlıklarsa titreşim seviyesi iyice düşmüş bu nedenle fazlasıyla yoğunlaşıp katılaşmış enerjiden başka bir şey değildir. Bu açıdan baktığımızda chi var olan her şeyin temelini oluşturan kuantum enerjidir demek çok da yanlış bir tanım olmayacaktır.

Canlı cansız tüm varlıkların varlıklarını sürdürebilmeleri bulundukları yerdeki chi oranı ve titreşim seviyesi ile doğrudan ilişkili gibi gözükmektedir. Chi nin bol ve kaliteli olmasının yanı sıra chi nin bulunduğu yerde rahatça devinebilmesi gereklidir. Aksi durumda canlıların yaşam kalitesinde ve sağlıklarında gerilemeler olacaktır. Chi nin doğada olduğu gibi yumuşak kavisler çizerek akmasının sağlanması her zaman iyi sonuçlar doğurur, bu da mekanda bulunanları olumlu etkiler.

Sha
Yumuşak akan ve yararlı chi nin tersine sha olumsuz sert ve zararlı enerjidir. Chi nin hızla aktığı düz ve uzun koridorlarda sha oluşur. Özellikle sivri köşeler sha yı yaratır. Bu etki Feng Shui de zehirli ok olarak isimlendirilmiştir.


I-Ching (Yijing Değişimler Kitabı)

I-Ching, feng shuinin felsefi temelini oluşturur: “Değişmeyen tek şey değişimdir”. Çinliler, zıtlıklar arası etkileşim bilgisini formüle ederken, bu karmaşık sistem içinde evrendeki değişikliklerin ve bu değişikliklerin etkilerini sembolize eden enerji şekilleri bulmuşlardır. Bu enerji şekillerini ve değişimlerini düz çizgi (yang) ve kırık çizgi (yin) ile oluşmuş trigram veya hegzagramlarla ifade etmişlerdir. Feng Shui de dört ana yön ve dört ara yönü, bunların etkilerini temsil eden sekiz trigram kullanılmaktadır.

Chien: Kuzeybatı: Gökyüzü, sonbahar sonu, dayanım, metal elementi, yuvarlaklık
 

Kun: Güneybatı: Yeryüzü, sonbahar başlangıcı, uysallık, toprak elementi, dörtgenlik


Sun: Güneydoğu: Rüzgar, ilkbahar sonu, yavaşlık ve kararlılık, ağaç elementi


Chen: Doğu: Fırtına, ilkbahar, hareket, şoklar, ağaç elementi


Li: Güney: Yıldırım, yaz, aydınlatma, ateş elementi


Kan: Kuzey: Ay, derinlik, su elementi


Ken: Kuzeydoğu: Dağ, durağanlık, toprak elementi


Tui: Batı: Göl, sevinç, metal elementi

 


Üç Temel Prensip

Her şey canlıdır
Her şey bağlantılıdır
Her şey değişir


Fiziksel dünyadaki her şey chi diye bilinen yaşam enerjisine sahiptir. Bizlerin cansız diye kabul ettiğimiz araba, bilgisayar, eşyalar, kayalar ve binalar da Feng Shui nin her şey canlıdır prensibine göre canlıdır. Feng Shui de binalar, içinde yaşayanları tam anlamıyla desteklemek ve beslemek amacıyla dinamik, yaşayan bedenler olarak kabul edilirler. En basit bir nesneyle ilgili neşeli bir hatıra, ona her baktığınızda sizi besleyen yaşamsal “chi”nizi güçlendirecektir.

Her şeyin bir başka şeyle bağlantılı olduğu bir hayat ağı içinde yaşamaktayız. Bu prensip mekanın içinde de devam eder. Örnekleyecek olursak, karışık bir dolabın içindeki kaotik chi mekanın geri kalanına da dağılır, mekanda kısıtlayıcı bir etkide bulunur.

Her şeyin içinde bulunan chi sürekli olarak değişir. Bu değişim büyüme ve chi nin dinamizmidir. Örneğin, gerekli olduğu halde hiçbir değişiklik yapılmamış bir mekan orada yaşayan insanı eski sıkıntılara doğru çeker. Bu, bir yıpranmış mobilya, kalabalık bir kitaplık veya bakımsız bir bitki olabilir. Yapılması gereken, değişimin gerçekleştirilip mekanda bulunan pozitif chi nin akışını engelleyen hatta negatifleştiren bu etkiyi kaldırıp daha fazla uyumlu chi yi mekana davet etmektir. Unutulmamalıdır ki, evrende değişmeyen tek şey değişimdir.


Beş Element

Beş element teorisi insanın, makrokosmosun mikro bir örneği olduğunu, makrokosmos içinde var olan her geçişin mikrokosmos için de geçerli olduğunu savunmaktadır. Zihin, ruh, beden üçlemesinden oluşan insanın içinde var olan her şeyin bir bütünün parçası olduğu varsayılır. Örnek vermek gerekirse, bir ağaç binlerce tohum içeren yüzlerce meyveye sahiptir. Aynı zamanda her tohumun içinde binlerce tohuma sahip başka bir ağaç bulunmaktadır. Bu açıdan bakıldığında her ağaç potansiyel bir ormandır.

Doğa içinde var olan varlıkların görevi, yaşam alıp vermektir. Yaşam, yalnızca madde değildir. Zihin, ruh, istek ve arzular, beklentiler, sorunlar, çözümler.. kısaca var olan her şey bir arada yaşamı oluşturur. Yin Yang devresi zıtlıklar arasındaki gidiş-gelişleri sembolize ederken beş element teorisi olayların başlama, ilerleme, gelişme, yorulma ve sona erme sürecini temsil eder. Yin Yang aydınlık ve karanlığı anlatırken; beş element bu iki evre arasında oluşan şekil, karakter ve renk ayrımlarını anlatır.

Mekanın “feng shui”si oluşturulurken kullanıcının elementini saptamak çok önemlidir. Mekanda bu kişinin elementinden mimari unsurlar ile düzenleme yapılmalıdır. Bazı feng shui uzmanları özel element testleri yaparak kişilerin elementini bulmaktadırlar.

AĞAÇ
Mevsim: İlkbahar
Saat: 06-12
Yön: Doğu
Şekil: Dikdörtgen ve sütunsal şekiller
Malzeme: Ahşap, ağaç ürünleri, kağıt, ipek, kurutulmuş malzeme, duvar kağıdı
Sembol: Bitkiler, ağaçlar, bitki desenli örtüler, dikdörtgen biçimli objeler
Mimari unsurlar: Dikdörtgen biçimli kolon, kiriş
Mekan: Geniş ve rahat mekanlardan hoşlanırlar, açık havada hareket özgürlüğü sağlayan yerleri tercih ederler, büyük evler, geniş salonlar, abartılı işyerleri ağaç insanına uygundur. Dar ve fazla eşyalı mekanlar yaratılmaktan kaçınılmalıdır.
Kişilik yapısı: İş sever, çalışkan, hırslı, tuttuğunu koparan, etkin, zeki, sportmen, öfkeli, inatçı, tasarlananı uygulamaya geçiren kişilerdir. Rüzgar gibi güçlü ve inatçı, genç fidan gibi sağlam ve esnektirler.
Dış Görünüş: Kavak gibi ince uzun veya maki gibi kısa ve tıknaz ama her zaman esnek vücut yapısı ağaç gövdesi gibi girintili çıkıntılı güçlü parmaklar


ATEŞ
Mevsim: Yaz
Saat: 12-18
Yön: Güney
Renk: Kırmızı ve tonları, her türlü parlak ve canlı renkler
Şekil: Üçgen, piramit, koni
Malzeme: Kemik, kuştüyü, deri, kürk, yün gibi hayvansal ürünler, plastik ve benzeri yapay malzemeler
Sembol: Güneş, ateş resimleri ve sembolleri, evcil hayvanlar, doğa resimleri, üçgen, piramit, koni şekilli objeler ve mum
Mimari unsurlar: Şömine, barbekü, ocak, ampul, lamba gibi her türlü ışık kaynağı objeler, piramidal binalar
Mekan: Bol ışıklı aydınlık mekanlar, canlı ve parlak renkli mobilya ve objeler ateş insanına uygundur. Karanlık ve sessiz ortamlarda su enerjisi fazladır, ateşi söndürür.
Kişilik yapısı: Yaz mevsimi gibi çevrelerine ışık, sıcaklık ve neşe saçarlar. Ateş insanı yang etkisindedir. Etkin, sıcak ve canlıdır. Hareketli, maceracı, mizahçı, heyecanlı, çok konuşkan, meraklı, eğlenen ve eğlendiren, etkileyici fakat bir alev gibi aniden parlayıp sönen bir kişilik yapısına sahiptirler.
Dış görünüş: Yanaklarda kızarıklık, gözlerde parlaklık, dik sırt biçimli ve narin ellere sahiptirler. Konuşurken el-kol hareketi yaparlar. Canlı renklerden oluşan bir giyim tarzları vardır.

TOPRAK
Mevsim: Yaz sonu (Hint Yazı)
Saat: 18-21
Yön: Merkez
Renk: Sarı, turuncu, kahverengi, toprak renginin tonları
Şekil: Kare
Malzeme: Kil, pişmiş toprak, tuğla, kiremit, çimento, seramik
Sembol: Topraktan yapılmış objeler, heykeller, sanat eserleri, tarla, kır resimleri, tasvirleri
Mimari Unsurlar: Yatay mimari, kare mimari elemanlar, seramik, tuğla, kiremit
Mekan: Konforlu ortamlardan, rahat, ağır, alçak ve büyük eşyalardan hoşlanırlar. Koltuk ve kanepeleri yumuşak, büyük yastıklarla süslüdür. Çok eşya bulundururlar.
Kişilik Yapısı: Verici, bağışlayıcı, birleştirici ve barış sağlayıcı insanlardır. Sabırlı, misafirperver, huzur veren, güvenilir ve sağlam dostturlar. Ev değiştirmekten hoşlanmazlar, eşya bağımlılıkları vardır.
Dış Görünüş: Çoğunlukla göbekli ve şişman, şişman değilse de yuvarlak vücut yapısı ve minyon eller ve ayaklar temel özellikleridir. İnişli çıkışlı bir ses tonları vardır.


METAL
Mevsim: Sonbahar
Saat: 21-24
Yön: Batı
Renk: Beyaz, gri ve tonları, pastel renkler
Şekil: Daire, küre, yuvarlak şekiller
Malzeme: Paslanmaz çelik, bakır, demir gibi her türlü metal, mermer, granit, parlak seramik, cam, elektrikli aletler
Sembol: Her türlü metal aksesuar, değerli taş ve metalden yapılmış sanat eserleri, madeni para ve saat
Mimari Unsurlar: Kubbe, tonoz, kemer, metal mimari elemanlar, fütürist ve high tech binalar, gökdelenler ve yüksek kuleler.
Mekan: Teknolojik, kaliteli, küçük modern eşyalarla döşenmiş, olabildiğince boş alan bırakan, yenilikçi ve farklı mekanları tercih ederler. Yüksek yapıların üst katlarını severler. Genellikle iki uçtan birine kayarlar yani, ya son derece az eşyası bulunan sade, minimalist bir ev veya son derece pahalı lüks eşyalar ile aile hatırası antikalar ve yaldızlı aksesuarlarla döşenmiş dikkat çekici, maksimalist bir ev.
Kişilik Yapısı: Yin enerjisi altında oldukları için içe dönük ve depresiftirler. Analiz eden, yöntem üreten, her şeyden ilham alıp yaratabilen, sessiz, sakin, detaycı, tasarımcı, organize edici, eleştirici, kuralcı, yenilikler üreten, teknolojiyi yaratan insanlardır. Küçük ve pahalı şeylere, kaliteye ve güzelliklere düşkündürler, ilişkilerde mesafelidirler.
Dış Görünüş: Soğuk ve dik görünüşlüdürler. Uzun ince kemikli bir vücut ve narin bir yüz özellikleri vardır. Sade ve kaliteli bir giyim tarzını tercih ederler.

SU
Mevsim: Kış
Saat: 24-06
Yön: Kuzey
Renk: Siyah, mor ve koyu renkler
Şekil: Amorf, asimetrik, belli bir şekli olmayan
Malzeme: Cam, ayna gibi yansıtıcı yüzeyler
Sembol: Nehir, ırmak, göl, deniz, okyanus resimleri, akvaryum, amorf objeler
Mimari Unsurlar: Havuz, çeşme, yapay göletler, organik mimari
Mekan: Loş ortamlar, endirekt aydınlatma, koyu renk mobilyalar
Kişilik Yapısı: Su insanı bilinen tüm felsefelerin yaratıcısıdır. Dünyayı değiştirmek, güzelleştirmek ve gizemi dağıtarak gerçeği bulmak ana amaçlarıdır. Akarsuyun önüne set çekilse de durdurulamaz. Eninde sonunda kendine akacak yer bulur ve akmaya devam eder. Su aynı zamanda şekilsizdir. Hangi kaba girerse onun şeklini alır. Su insanı da böyledir. Her ortama ve her şekle bürünür. Bıkmadan, yorulmadan yaşamı araştırmak, geçmişi irdeleyerek bugünü anlamaya çalışmak ve yarının daha iyi olması için yeni yaşam biçimleri üretme peşinde koşmak için vardır. Çok güçlü bir bellekleri vardır, çok duygusaldırlar.
Dış Görünüş: En yin element olduğu için dişi enerjiye sahiptirler. Kıvrımlı bir vücut yapıları vardır. Hüzünlü bir bakışları, ağır ve sessiz bir yürüyüşleri vardır.


Beş element teorisinde asıl önemli olan, beş elementin besleyici ve tükeci döngüleridir. Besleyici döngüde her element bir diğerini mükemmel bir uyumla besler ve güç verir. Su ağacı besler, ağaç ateşi besler, ateş toprağı oluşturur, toprak metali yaratır, metal suyu tutar. Beş elementin her biri bir mekanda mevcut olduğunda doğal bir denge kurulmuş demektir. Tüketici döngüde ise elementlerin bir diğerine nasıl hükmettiği ve onu nasıl kontrol ettiğini görürüz: Ağaç toprağı tüketir, toprak suyu emer, su ateşi söndürür, ateş metali eritir, metal ağacı keser.

Elementlerin tüketici döngüde olumsuz bir etkisi yoktur. Daha çok elementsel uyumu sağlamak için kullanılan en hoş yöntemlerden biridir. Bir mekanın element dengesini sağlarken özellikle bir element hakim olduğunda yok edici döngü dengeyi sağlamak için hangi elementlerin devreye sokulmasının gerektiği gösterecektir. Hakim olan element, onu tüketen elementle birleştiğinde besleyici döngüye dönebilir ve element dengesi mükemmelleşir. Hakim olan element ağaç ise onu kontrol eden metal elementi kullanılmalı, toprak ve ateş ile belirginleştirilmelidir. Su elementi fazla kullanılmamalıdır.

 

BAGUA VE YÖNLER

Bagua feng shui nin haritasıdır. Kökeni i-ching değişimler kitabına dayanır. I-ching deki her biri yin ve yang özellikler taşıyan temel sekiz trigram doğadaki beş element, yönler, renk gibi özellikleri dikkate alarak sekizgen bir şemada birleştirilmiştir. Bu haritanın merkezinde ise yin yang sembolü bulunmaktadır. Bunun anlamı ise merkezde tüm zıt güçlerin bir arada dengede bulunmasıdır. Bu sekizgen şekil aslında doğanın küçük bir sembolü gibidir. Feng shui de mekan düzenlemesinde kullanılan bir şablon görevi yapar. Baguanın sekizgen şekli, sekiz ayrı yönü temsil eder. Bu yönler meslek, bilgi, sağlık, zenginlik, ün, evlilik, çocuklar ve yardımcı insanlar gibi temel yaşam alanlarını yönetir. Her bir pusula yönü beş elementin yön özellikleriyle de ilişkilendirilmiştir. Ağaç, ateş, metal ve su dört ana yön olan kuzey, güney, doğu ve batı ile ilişkilidir. Beşinci element toprak ise haritanın ortasında yer alır. Tüm maddeler bu ana unsurların birleşiminden oluşur ve birlikte chi yi oluştururlar.

GÜNEY
Batılıların aksine Çinliler güney yönünü haritalarının tepesine koymuşlardır ve gemi seferlerinde de bu haritayı kullanırlar. Bu yüzden de feng shui haritalarında güney yönü haritanın tepesinde yer alır. Yaz mevsimini temsil eder, en olumlu çağrışımlara sahip, iyi şans ve ün kazandıran yöndür. Isı, ateş ve kırmızı ile ilişkilidir. Kırmızı renk Çinliler için kutlama ve mutluluk rengidir.

BATI
Batan güneşin yönü, sonbahar ve hasatla ilişkilidir. Toprağı kazmakta kullanılan tarım aletlerinin metal oluşuyla da bu yön metal elementiyle sembolize edilmiştir. Batının rengi metalin parlaklığını temsil eden beyazdır. Beyaz, aynı zamanda batı yönünün büyük etki alanları olan saflık, yaratıcılık ve çocuklar ile temsil edilir.


KUZEY
Güney nasıl sıcağı, bolluğu ve yazı temsil ediyorsa; kuzey de soğuk, kuvvetli rüzgarlar ve şiddetli kışla ilişkilidir. Güneyin karşıtı olduğu için elementi de güneyi temsil eden ateşin zıttı sudur. Feng shui de su ayrıca parayı temsil eder. Su ne kadar derin ve koyuysa o kadar çok parayı simgeler. Suyun akışı nakit para akışını işaret eder. Rengi siyahtır, meslekler ve işler bu yön tarafından yönetilirler.

DOĞU
Yükselen güneşin yönü olan doğu, doğum, büyüme, sağlık ve aile yaşamı ile ilgili yöndür. Tüm büyüyen şeyleri sembolize eden ağaç, doğunun elementidir. Gençlik ve yeşil renk de doğunun hakimiyeti altındadır. Uyum ve refah da doğu tarafından yönetilir.

GÜNEYDOĞU
Bolluk ve zenginlikle en doğrudan ilişkili yöndür. Bunun sebebi Çin ticaretinin çoğunun güneydoğu ticaret merkezlerinden yapılıyor olmasından kaynaklanıyor olabilir. Hong Kong en iyi örnektir. Bu yönle ilişkili renk mordur.

GÜNEYBATI
Eşleri ve her türlü birlikteliği yönetir. Ayrıca, anneliğin yönüdür. En temel unsur olan toprağın rengi sarı günbatımının hakim rengidir.

KUZEYDOĞU
Bilgi, zeka ve öğrenimi temsil eder. Bu yönün rengi yüksek amaçları simgeleyen gök mavisi ile, doğunun büyüme ve gençlik rengi olan yeşilin birleşimi olan turkuvazdır.

KUZEYBATI
Tüm yolculuklara hükmeder. Ayrıca babalığı ve ev dışında yer alan mekanlar ile hobileri yönetir. Kuzeybatının ev yaşamında en güçlü alanlarından biri yardımcı kimselerdir. Rengi gridir.

Bagua haritası aynı zamanda insan yaşamında gereken her şeyi içinde bulundurur. Bu uygulamada önemli olan kişinin doğayla uyum içinde yaşaması, böylece kendini doğanın bir parçası olarak görüp, yaşam akışında kendini denge içinde hissetmesidir. Her insanın yaşamı boyunca arzuladığı sağlık, başarı, refah gibi unsurlar feng shui ye göre kişinin kendi elinde olan ve içinde saklanmış bulunan gerçeklerdir. Doğayla uyum içinde yaşayan insan doğasında bulunan kendi cevherlerini keşfedebilir. Feng shui de yapılan her uygulama kişiye bu cevherlerini keşfedebilmesini sağlamak için yapılmaktadır.


Feng Shui Araçları

Feng shui kurallarına göre mekan düzenlemesi yapılırken mekandaki chi seviyesini artırmak ve istenilen etkiyi yaratmak için kullanılan araçlar şunlardır: Renk, aydınlatma, aynalar, canlılar, doğal nesneler, su ögeleri.

Renk
Renkler çevremizi saran ve üzerimizde güçlü etkileri olan en önemli unsurlardan biridir. Renkler kullanıldıkları kültürlere göre pek çok değişik anlamlarla yüklüdürler. Örneğin, batıda beyaz evliliğin ve saflığın sembolüyken; Çin’de keder ve ölümle ilişkilendirilmiştir. Batıda kırmızı çoğunlukla tehlikeyi haber vermek için kullanılırken; Çin’de kutlama ve iyi şansın rengidir. Siyah ise batıda yas ve ölümün rengiyken Çin’de zenginlik ve iyi fırsatların rengidir. Feng shui de renkler esas olarak beş elementi ve bagua haritasındaki sekiz trigramı simgeler. Düzenlenen mekandaki renk çeşitliliğinin artması, mekanın içindeki chi yi dengeler ve uyum yaratılır. Unutulmaması gereken en önemli konu, feng shui de her şeyin kişisel olduğudur. Bundan dolayı renklerin çağrışım ve etkileri sembolize ettikleri elementlerin etkileri de kişiden kişiye değişir. Feng shui uygulamalarında esas olan feng shui nin araçlarını, o evi kim veya kimler kullanacaksa onların zevk ve tercihleri öğrenilerek kullanmaktır.

Geleneksel Çin felsefe ve biliminde kullanılan görülebilen renk spektrumu kırmızıdan sarıya (yang chi) ve yeşilden mor siyaha (yin shui) olarak sıralanır. Temel renklerin feng shui ye göre özellikleri ve genel olarak kullanım alanları şöyledir:

Kırmızı
Canlandırıcı ve dominanttır. Mekanı küçük, objeleri daha büyük gösterir. Vurgu rengi olarak kullanılması uygundur. Yemek odası, çocuk odası, mutfak ve atölyeler için uygun değildir. Sıcaklık başarı ve canlılıkla olduğu kadar, öfke, utanma ve nefretle de ilişkilidir.

Sarı
Aydınlanma ve akılla ilgilidir. Beyni canlandırır. Olumlu özellikleri kararlılık ve sağ duyudur. Olumsuz yönleri ise kurnazlık, abartma ve sabitliktir. Hol ve mutfaklarda uygun, banyo için uygun değildir.

Yeşil
Gelişim ve üretkenlik ve uyumu sembolize eder. Dinlendirici ve tazeleyicidir. Olumlu özellikleri, özgürlük ve denge iken, olumsuz özellikleri kıskançlık ve yalancılıktır. Terapi odaları, limonluklar ve banyolar için uygundur. Oturma, oyun ve çalışma odalarında kullanılmamalıdır.

Mavi
Sakinlik ve yumuşaklıkla ilişkilidir. Ayrıca, maneviyat, derin düşünceler, gizem ve sabırla bağlantılıdır. Olumlu özellikleri, güven, sağlamlık ve içtenlik; olumsuz özellikleri ise şüphe ve melankolidir. Meditasyon odası, yatak ve terapi odaları için uygundur. Mekanı genişletme için de kullanılır. Ancak, oturma, yemek ve çalışma odaları için uygun değildir.

Mor
Etkileyicilik, ağırbaşlılık ve maneviyatla ilişkilidir. Olumlu özellikleri heyecan, hırs ve motivasyondur. Olumsuz özellikleri ise, hüzün ve baskıdır. Yatak odası için uygundur. Banyo ve mutfakta kullanılmaz.

Pembe
Saflık ve düşünceyle ilişkilidir. Mutluluk, romantizm gibi olumlu çağrışımlar yaratır. Yatak odaları için uygundur. Mutfak ve banyoda kullanılması tavsiye edilmez.

Turuncu
Güçlü ve neşeli bir renktir. İletişimi arttırır, mutluluk, konsantrasyon ve zeka ile ilişkili olduğu kadar isyankarlıkla da ilişkilidir. Oturma, yemek odaları ve hol için uygundur. Küçük mekanlarda ve yatak odalarında kullanılmamalıdır.


Kahverengi
Ağırlık ve sabitlikle ilgilidir. Güvenlik ve şıklık hissi uyandırdığı kadar, depresyon ve yaşlılık hissi uyandırır. Çalışma odaları için uygundur.

Beyaz
Yeni başlangıçların rengidir. Soğukluk, donukluk ve çıplaklık hissi uyandırır. Temizlik hissi uyandırması olumlu yanıdır. Banyo ve mutfaklar için uygundur. Çocuk ve yemek odalarında kullanılmamalıdır.

Siyah
Gizemi ve bağımsızlığı temsil eder. Olumlu özellikleri, ilgi çekicilik ve şıklıktır. Olumsuz özelliği ise karanlıktır.

Feng shui de tüm pastel renkler yin; parlak ve canlı renkler yang dır.


Aydınlatma

Aydınlatma elemanlarının içine elektrikli aydınlatma elemanları, mumlar ve doğal günışığı girer. Şömineler de ısı yanında ışık kaynağı olarak da kabul edilirler. Aydınlatma, çoğunlukla verdiği sıcaklık ve ışık sayesinde mekana chi getirmenin çabuk ve en kolay yoludur. Aydınlatma ile alçak bir tavanı görsel olarak yükseltmek, mekan içindeki kayıp alan dengesini sağlamak da mümkündür. Floresan lambalar ışık tayfının sadece bir kısmını yayarlar. Bu da bir mekanın içindeki chi nin ve burada yaşayan veya çalışan insanların enerjisinin tükenmesine neden olur. Bu etkiyi azaltmak için full spektrum karpuzlar, reflektörler kullanılsa da floresan ışığının titreşimi mekandaki insanların ve mekanın chi sini tüketmeye devam edecektir. Mümkün olduğu kadar floresan lambaların kullanımından zorunluluk hallerinde uzun süreli kullanımından kaçınılmalıdır. Bir başka yöntem de floresan ile yapılan aydınlatmanın halojen ve akkor ampullerle desteklenerek enerjinin yayılmasındaki dengenin sağlanmasıdır. Çok aydınlık ortamlar ve güçlü ışık kaynakları baş ağrılarına yol açar ve sıkıntı verir. Bu durum, günışığı için bile geçerlidir. Çok karanlık ve loş ortamlar ise bunaltıcıdırlar ve insanlarda karamsarlık yaratırlar. Yaşama mekanı, çocuk odası, çocuk oyun odalarının günışığının yetersiz olduğu kuzeye bakan odalarda olmaması önemlidir. Köşelerdeki basık mekanlarda chi yi yükseltmek için endirekt aydınlatma elemanları kullanılıp, yumuşak ışıklar seçilmelidir.


Aynalar

Aynalar chi yi harekete geçirir, düzenler ve dolaştırır. Mekanları daha geniş göstererek ışığı yansıtarak chi dolaşımını yeniden düzenlerler. Kayıp alanları görsel olarak mekana dahil ederek de pek çok soruna çözüm olabilirler. Çoğunlukla binaya giren insanlara mekanı daha büyük göstermek için girişlerde kullanılırlar. Örneğin, bir odanın iki duvarı farklı yükseklikteyse yani eğimli tavanı olan bir odada chi yi yükseltmek ve mimari görünüşü dengelemek için alçak duvara bir ayna yerleştirilir. Tüm duvarları ayna ile kaplamak bir oda içinde dinamik bir değişiklik yaratırken; sha da oluşturabilir. Kayıp alan yaratan L planlı mekanlarda mekanın içine çıkıntı yapan duvarlarda ayna kullanılarak bu alanların mekana dahil edilmesi sağlanır. Özellikle aynanın asıldığı duvarın tam karşısında bir pencere varsa ve güzel bir manzaraya bakıyor ise aynaya yansıyan görüntü sayesinde mekan daha fazla derinlik kazanır. Merdiven basamaklarının aşağıya inen kollarının karşısına yerleştirilen ayna, aşağıya akan chi yi yansıtarak mekanda tekrar dolaşmasını sağlar. Büyük veya küçük kullanılacak tüm aynalar en azından başın bütününün görülebileceği yükseklikte asılmalıdır. Görüntünün kesilmesi veya kişinin kendini görebilmesi için eğilip bükülmesi sha yaratacağından olumsuzdur. Aynalı tavanlar birbiri üzerine binmiş şevli ayna modelleri ya da donuk antika aynalar gibi görüntüyü bozacak ya da kesecek ayna uygulamalarından kaçınılmalıdır. Chi nin doğru akışını sağlamak açısından mekanda kullanılan aynalar doğru kullanılmış olmak şartıyla temiz tutulmalıdırlar. Aynalar su elementine aittirler. Su ateşi kontrol ettiği için çoğunlukla şömine üzerlerine asılırlar. Böylece yansıtıcı su, ateşli chi yi dengeler. Yemek bölümünde ayna kullanılması konukların ve sofradaki yemeklerin miktarını sembolik olarak iki katına çıkardığı için feng shui de olumlu etki yaratır. Aynalar aynı zamanda güvenlik ve konfor duygusu da sağlayabilirler. Arkası kapıya dönük olarak oturan kişilere girişi gösterecek şekilde konulmuş bir ayna girenlerin varlığını haber vereceğinden ani korkulara engel olur. Ayna kullanımının doğru olmadığı durumlar da vardır. Uzun bir holün sonuna asılmış bir ayna, sadece bu uzunluğu iki katına çıkarır. Yatağın karşısına gelen aynalar, özellikle gece boyunca uykusu bölünen kişiler için çok olumsuzdur. Karanlıkta yansıyan hareketler, kişinin ürkmesine neden olacaktır. Aynalar, chi yi uyarıp harekete geçireceğinden yatak odasına uyanık enerji getirecektir. Bu da rahat bir uyku için istenilmeyen durumdur. Ne kadar büyük ve güzel olursa olsunlar, birbirlerinin karşısına asılmış aynalardan kaçınmak gerekir. Sonsuz görüntü oluşturacaklarından insanların yön duygusunun kaybolmasına ve o alandaki yaşamsal chi nin yok olmasına sebep olurlar.


Canlılar

Bu kategorinin içine düzenli olarak bakım gerektiren bitki, çiçek ve evcil hayvanlar girer. Sağlıklı bitkiler ve taze çiçekler potansiyel olumlu chi taşıyıcılarıdır. Herhangi bir bagua köşesi için her zaman olumlu sonuç verirler. Çiçeklerin içine konuldukları kaplarla olan uyumları da mekan için sağlayacakları chi nin artmasını sağlayacaktır. Örneğin, mavi seramik saksı içinde bulunan mor gloksinya güneydoğuyu canlandırır. Kırmızı vazo içindeki kırmızı karanfiller güney alanını; metal bir vazodaki beyaz papatyalar ise batı alanını canlandırmak için uygundurlar. Mekanlarda ışığın uygun olmaması durumunda yapay çiçekler de kullanılabilir. Çiçek kullanımında olmazsa olmaz, canlı veya yapay sağlıklı görünmeleridir. Kurumuş ve bakımsız bitkiler bulundukları mekanın chi sini öldürür. Tüm bitkiler ağaç elementini temsil etmekle beraber renk ve biçimlerine göre farklı elementleri temsilen de kullanılabilirler. Örneğin, sardunya, begonya ve kırmızı çiçekli bitkiler ateş; sarı çiçekli bitkiler toprak; yasemin, petunya, beyaz zakkum gibi beyaz çiçekli ve yuvarlak yapraklı bitkiler metal; menekşe su elementini temsilen kullanılır. Bazı bitkiler havayı temizleme özelliğine sahiptir. Olumlu chi sağlayan görselliğin yanında bu bitkileri kullanarak daha fazla kazanç sağlanabilir. Eğrelti otu, ateş çiçeği, fil kulağı, bodur muz, kauçuk bitkisi, dişi palmiye gibi.


Doğal Nesneler

Taşlar, kaya parçaları, kozalaklar ve benzeri doğal nesneler feng shui de doğal enerji depoları olarak kabul edilirler. Mekanda kişide yarattığı etki ve çağrışımlara bağlı olarak herhangi bir bagua köşesine yerleştirilebilirler.

 

Su Ögeleri

Feng shui de mekanın içine veya dışına bir su ögesi eklenmesi chi yi harekete geçirir ve uyarır. Feng shui de su elementi para akışıyla da ilgilidir. Bu nedenle su ögeleri özellikle kariyer ve bereket alanları için idealdirler. Su sesinin dinlendirici ve sıcak iklimlerde serinletici etkisinden faydalanmak için farklı kültürlerde de eski Türk evlerinde, antik Yunan ve Roma hastanelerinde kullanılagelmiştir.

Bir çok kaynağa göre kristaller, rüzgar çanları, kırmızı püsküller ve benzeri nesnelerin bir mekanın feng shui sini dengelemek için kullanıldığına rastlanılmaktadır. Ancak bunun doğa ile uyumlu ve dengeli bir yaşamla ilgisi yoktur. Doğayla uyumlu ve dengeli yaşam klasik feng shui elementlerinin mekanda doğru kullanımıyla ilişkilidir. Bu doğrultuda kullanılan objeler, semboller ve renkler kişiden kişiye, mekandan mekana farklılaşırlar. Ancak, unutulmamalıdır ki, bir objenin iyileştirici gücü diye bir şey kesinlikle söz konusu değildir. İyileştirici olan element dengesidir.

Şu ana kadar size aktarmaya çalıştıklarım feng shui öğretisinin temel kuralları ve temel ögeleridir. Bundan sonra bu ögelerin mekanda kullanımlarını ve bunların kullanım şekillerini düzenleyen kuralları yani bir binadaki mekanların kapı girişinden başlayarak yaşama mekanı, mutfak, yatak odası, koridor hatta ve hatta tavan arası kullanımını, mobilya yerleşimini, pencerelerin ve kapıların konumunu, kullanılacak mimari ögelerin formlarını, binanın strüktürel yapısının iç mimariye etkilerini tek tek incelemek ve genel kurallarını istisnalarıyla beraber anlatmak gerekiyor. Mekanların bagua haritasının çıkarılışını, her mekanın bagua alanlarının her üç okula göre nasıl tespit edildiğini, bu alanların yön ve elementlerle olan bağlantılarını, merkezde sağlık alanının, kuzeyde kariyer alanının, kuzeydoğuda bilgi ve gelişim alanının, doğuda aile alanının, güneydoğuda bereket alanının, güneyde ün ve tanınma alanının, güneybatıda ilişkiler alanının, batıda yaratıcılık ve çocuk alanının, kuzeybatıda seyahat ve yardımcı insanlar alanının, binanın tümünde ve ayrı ayrı her mekanda nasıl planlandığını; bu planlamalarda üç okulun uyguladığı yöntemleri ve bu yöntemler sonucu oluşan kayıp bagua alanlarının mekana katılım yöntemlerini sizlere aktarmaya kalkıp, hepinizin üzerinde olumsuz chi yani sha yaratarak bu enerjinin bana dönüşüyle de beni antipatik algılamanızı istemem. Bana ve bu zulme tahammülünüz hala var ise , başka bir konferansta öğretinin uygulama kısmını da sizlere aktarmaya çalışırım.

Doğuda veya batıda , insanların mutlu yaşayacakları mekanları oluşturmanın yolu sanırım hep farklı yol ve yöntemleri izleyip aynı noktaya varıyor..